• “BEKA” MI “ZEKA” MI?

      İktidarın icraatlarını aynen sürdüreceğini kesin ifadelerle ortaya koyan muhalefete seçmen oy verir mi? Cevabı ana muhalefetten alalım: Y-CHP Genel Başkanı Uşak’ta konuşuyor: “Bu seçimde sandığa giderken aklımızı kullanmak zorundayız” hatırlatmasını yaptıktan sonra, “17 yıldır 192 milyar borcu yurtdışındaki bir avuç tefeciye ödüyorsun” diyerek iktidara yüklendi…(1) İlk bakışta haklı. Kılıçdaroğlu’nun aklımızı kullanmamız gerektiği şeklindeki uyarısı son derece isabetlidir! Ben yerinde olsaydım, “duygularla hareket edin” derdim! Zira duygularla hareket edenler, kendi takımlarının hatasını göremezler. Ya karşı takıma küfrederler ya da maçı yöneten hakeme söverler… Bu durumda oylar çantada kekliktir… *** Bu defalık aklımızla hareket edelim: Hafızamızı dört yıl öncesine doğru; 2015’in 26 Mart’ına doğru zorlarsak, karşımıza çıkacak olan gerçekler yüzümüzü kızartabilir…

  • ZEHİR ZEMBEREK SÖZLER!..

        MAHALLEDE KONUŞULAN ZEHİR ZEMBEREK SÖZLER!..   Ülkemizdeki siyasi partilerin yöneticileri için en iyi siyasetçi kendileridir. Bu yüzden, kendilerine en çok benzeyenlerle çalışmayı tercih ederler. Siyasi Partiler Yasası ve partilerin tüzükleri genel başkanların partiye tam egemen olmalarına göre düzenlenmiştir. Bundan dolayı parti içi demokrasi bizim gibi ülkelerde gelişemez. Bu durumun sürdürülmesi, muhalefet partilerinin de işine geliyor, iktidarın da… İktidara geldiklerinde halka demokrasi getireceğini vaat edenler, kendi partilerine demokrasiyi nedense uğratmazlar… Siyasi partilerin temsilcisi olma sorumluluğunu yüklenecek olanlar, objektif elemelere tabi tutulmadıkça ve lider sultası devam ettirildikçe, siyasette kalite yükselemez… *** Bu tespitlerden sonra, Y-CHP’den aday gösterilmedikleri için DSP’den adaylık başvurusu yapanlara “küfür” etmenin ne işe yaradığını irdeleyebiliriz: Kendileri için…

  • SİYASETİN SOYTARILARI!..

     Tutarsız, inançsız ve bencil siyasetçileri seçersek –ki o zaman bizi temsil etmeyen kişileri seçmiş oluyoruz- onları bir daha tepemizden aşağıya indiremeyiz. Başımızdaki bir belayı bine çıkartırız! Yeniden aday gösterilmedikleri için CHP’den istifa ederek -ve her türlü aşağılamayı da yaparak- DSP’den aday olan “siyasetçilere” bir önceki seçimlerde oy vermemizi isteyenler bu konuda hesap vermediler! Siyasi hataların faturasını her seferinde halka ödettirenlere yeni krediler açmamızın manası nedir? Yalancılık, ikiyüzlülük ve işbirlikçilik dışında hiçbir özelliği bulunmayan Kemal Kılıçdaroğlu ile ekibini, ilanihaye sırtımızda taşımak zorunda değiliz. CHP’nin mirasını yiyip tüketen, kuruluş felsefesine ihanet eden, Cumhuriyet’in kurucularına “katil” diyen bu hainlerin kurduğu -Prof. Dr. Metin Feyzioğlu’nun deyimi ile- “Şimdi zamanı mıdır tarikatı” her seçim öncesinde…

  • MAZBATA ALAMAYACAK BELEDİYE BAŞKANLARI!..

    MAZBATA ALAMAYACAK OLAN Y-CHP’Lİ BELEDİYE BAŞKANLARI!.. Bugün iki iyi, bir kötü haberim olacak size. İyi haberlerle başlıyorum: Van’da görülen KCK davasında, HDP’li eski Büyükşehir Belediye Başkanı Bekir Kaya ve arkadaşları, “terör örgütü PKK/KCK’ya üye olmak” suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldılar. (1) Bu tespitin başka mahkemelerce de yapılması halinde, HDP’nin Anayasa Mahkemesince kapatılacağına şüphe yoktur. İkinci haberim: Yerel seçimlerde HDP ile ittifak yapacağını duyuran; Kürdistan Komünist Partisi ile Kürdistan Özgürlük Partisi hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında kapatma davası açıldığıdır. (2) Kürdistan Komünist Partisi’nin, TSK’nın Afrin’e düzenlediği Zeytin Dalı Operasyonuna da Kılıçdaroğlu gibi karşı çıktığını anımsatıyorum. Kötü haberim ise; bazı Y-CHP belediye başkan adaylarının mazbatalarını alamadan görevden alınacakları ve yerlerine…

  • CHP’NİN RÜYA TABİRCİLERİ!..

    Akşam gazetesinin 10 Aralık Hareketi ile ilgili olarak ortaya attığı iddia şudur: Güya 10 Aralık Hareketinin önde gelenleri: “CHP sosyal demokrat bir parti değildir, sosyal demokrasinin önündeki en büyük engeldir ve kapatılmalıdır ” demişlerdir. Hareketin sözcüsü CHP PM Üyesi Prof. Dr. Burhan Şenatalar bu iddiaları kesin bir dille yalanlamıştır. Ona inanmak durumundayız… Lakin 10 Aralık Hareketi (1) CHP’ye sızdıktan sonra, CHP’yi, Cumhuriyet değerlerini savunan parti olmaktan çıkartmışlar; fiilen ve hukuken olmasa da, ideolojik düzlemde kapısına anahtarı asmışlardır… Bu gerçeği de görmek zorundayız… *** Başlayayım: Her yıl 10 Aralık, dünyada İnsan Hakları Günü olarak kutlanır. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 10 Aralık 1948 tarihinde kabul edilmiştir. CHP’yi işgal eden 10 Aralık Hareketi…

  • “DEMOKRASİ GETİRMEK” MALI GÖTÜRMEKTİR!..

      Amerika’nın, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’yu tanımama kararından sonra, bu devletin haritada yerini gösteremeyecek kadar konudan bihaber olan Amerikan hayranları, Maduro’nun ne kadar da “kötü” bir adam olduğunu anlatmak üzere kaleme sarıldılar. Maduro’nun “kötülükleri” öne çıkartılınca, doğal olarak Venezuela halkını kurtaracak olanlar da ortaya çıkacaktır! Peki, kim olabilir ki bu kurtarıcılar? Kurgunun senaristi Amerika elbette!.. *** Bağımsız bir ülkeye müdahaleyi, bu şekilde “haklı zemine” oturtabileceğini düşünen Amerika’nın eski CIA Başkanı, şimdi Dışişleri Bakanı olan Mike Pompeo, “twiter” mesajını, iyice anlaşılsın diye İspanyolca yazdı: “Venezuela’ya demokrasi getireceğiz” dedi. Daha önce de aynı “kutsal amaçla”; Afganistan, Irak, Libya ve Suriye’ye de demokrasi getirmek için girip, milyonlarca sivil insanın ölümüne neden olmuşlardı… Demokrasi…

  • “SUKİN SİN!”

      Birleşen bölge ülkeleri karşısında Suriye’den geri çekilme kararı almak zorunda kalan Amerika Birleşik Devletleri, giderayak Türkiye’yi tehdit etti: “Türkiye Kürtlere dokunursa ekonomik olarak mahvederiz” dedi. (2) Bunca olandan sonra, “Dış politikada destan yazıyoruz. ABD’nin Suriye’den çekilme kararı bunun göstergesi” diyerek övünen Reis’in, hala Amerika’da umudu mu var, yoksa “devlet aklı” öyle gerektirdiği için mi bilinmez ama Trump’ın tehdidine, “Üzdü bizi” şeklinde yanıt vermesinin (3) tüm bölge halklarını üzdüğü kesindir… Bu gelişmenin ardından Trump’ın, 20 millik (yaklaşık 32 km) “güvenli bölge” teklifi şaşırtıcı olmasa gerekir. Uzmanlar, “güvenli bölge”yi kabul etmenin, PPK/PYD’yi dolaylı kabul etmek sonucunu doğuracağı, dolayısıyla Fırat’ın doğusuna operasyon yapılmasının daha isabetli olacağı konusunda neredeyse hemfikirdirler… *** İsteğini yerine…

  • SOL JARGONLU(1)AKP TROLLERİ!..

    Sözcü’den Başak Kaya yazdı: “CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu önceki akşam Ankara’da bir grup gazeteciye yerel seçim sürecini değerlendirdi. Kılıçdaroğlu, CHP’li seçmene yönelik ‘seçimleri boykot’ çağrılarının, AKP trolleri (2) tarafından yapıldığını” savundu ve “sandığa gidilmemesi yönünde “sol jargon” kullanarak çalışma yapılıyor “dedi… Yargıda “Sarayın talimatlarını yargı kararına dönüştüren çete” oluştuğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, “31 Mart’ta sandık başında daha fazla gözlemci olacak” dedi… (3) YSK’dan sonra, Yargıyı da “çetenin” ele geçirdiğini savunan (4) Dersimli Kemal’in “gözlemcileri”, bu “çeteleri” nasıl ikna edip de mazbatalarını alacaklar? Öncelikle bu hususun açıklanması gerekmez mi?.. *** Eğer Dersimli’ye inanacak olursak, CHP’li adaylar seçimi kazanacaklar amamazbatalarını “çete”nin elinden alamayacaklardır. Dersimli’nin “gözlemcileri”, seçimi kazanan adaylara mazbatalarını verebilirler mi? Ana…

  • HALA “MÜTTEFİKİMİZ” ABD’NİN “MODEL ORTAĞI” MIYIZ?

    Eski CIA Başkanı Mike Pompeo, Dışişleri Bakanı sıfatıyla, ABD’nin “misyonunu” açıkladı: “ABD, Türklerin Suriye’de Kürtleri katletmemesi konusunu güvence altına almaya çalışıyor” (1) dedi… Daha ne desin? Adam açık açık Türkler, Suriye’de Kürtleri katlediyor diyor. TSK’nın teröristlere karşı mücadele verdiğini asla ağızlarına almıyorlar. Zaten ABD, PKK/PYD/YPG’yi terör örgütü olarak kabul etmediğini defalarca açıklamıştı. İlaveten, bunlar bizim kara gücümüz, ortaklarımızdır da demişlerdir. Demek ki, ABD ile her cephede karşı karşıyayız… O halde, 3 Ocak 2019 günü Doğu Akdeniz’deki uluslararası sularda ABD savaş gemileri ile ortak eğitim tatbikatı (2) neden yaptık? Ortak tatbikatın üzerinden henüz iki gün geçti ki, bu defa da ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, “Kürtleri korumaya yönelik anlaşma yapılmadan…

  • PKK/PYD/YPG’YE “AF”!..

      20 bin TIR silahı PKK/PYD’ye veren, 60 bin kişilik ordu kurup eğitimlerini hemen hemen tamamlayan Trump’ın, Suriye’den çekilme kararını çok önemsiyorum. ABD’nin sözünü tutan bir devlet olmadığını yakın geçmişten çok iyi biliyordum. Defalarca söz verdiği halde, kara gücü PKK/PYD’yi Fırat’ın doğusuna çekmedi. IŞİD ile mücadele bittiğinde YPG’ye verdiği silahları toplayacağını taahhüt etmişti. Bu taahhüdünü de tutmayacağını söyleyenler haksız değil. Daha yeni Reuters’e konuşan ve isimleri gizli tutulan üç Amerikalı yetkili, silahların geri alınmaması için Pentagon’a tavsiyede bulunduklarını açıkladılar… ABD’nin, Suriye sınırına yakın Malikkiye ilçesindeki silah deposunu boşaltıp, Irak’a taşımasını da ihtiyatla karşılamak gerekir. Zira YPG’ye verilen silahlar, bu depodan dağıtılıyordu… *** Bu gelişmeler karşısında Suriye’den çıkma kararını “taktik” bir…