• KONUK YAZARLAR

    CEHALET SEN ÇOK YAŞA!..

    Bir kıssadan alınacak hisse, yerine göre tecrübelerin en büyüğüdür. Bazen bir resim bile, aklın almayacağı kadar mesajla yüklü gelir. Gün gelir, bir tatlı melodi dinlenir; insana neler neler anlatır. Bazen, kitaplar dolusu bilgi bir bakışta saklanır. Biraz şiire benzedi ama değil… Bu haftaki yazımızın girişi ünlü bir düşün adamızdan olsun: “Okumayan, yazmayan, düşünmeyen toplumlar içten içe çürürler. Türkiye böyle bir sürece sokulmuştur. İş bitirmeye köşe dönmeye koşullandırılmış bir toplum eninde sonunda bu hovardalığın faturasını öder. Gidiş o gidiştir…” dedi Uğur Mumcu… Uğur Mumcu’nun vurgusu ne yazık ki, doğrulandı… İçişleri Bakanlığının 23 Ocak günü yaptığı açıklamada: “Militan! İthamında bulunmak; vali ve kaymakamlarımızın halk nezdinde gözden düşürülmesine ve saygınlığının yitirilmesine neden olabilecek,…

  • KONUK YAZARLAR

    ŞAKA GİBİ Mİ ŞİİR GİBİ Mİ?..

    “Dışarıda silahlı ve sopalı adamların olduğu duyumunu aldık!”1 Dışarıda silahlı ve sopalı adamlar her zaman vardır. Devletin olmadığı yerde, boşluğu silahlı ve sopalı adamlar doldurur. Bu dünyanın her yerinde böyledir… Ve buna “mafya düzeni” derler… *** “Hükumet destekli” demek uygun düşmese de “hükumeti destekleyen” silahlı ve sopalı adamlar, öncelikle kendilerini muhalifler üzerinde denerler. Y-CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na, Çubuk’ta katıldığı şehit cenazesi sırasında yapılan linç girişimi buna tipik örnektir. Bir başka şehit cenazesinde önüne atılan mermi ise açık bir tehdit. Bu tür olaylara karşı, yeterince tepki göstermeyenlere de kuşkusuz sıra gelecektir. Öyle fatura ödemeden, muhalefet etmek, bize göre değilmiş meğer! Sonra seçmen ne der değil mi!?.. *** Bu uygulamanın öncesini bilmek,…

  • KONUK YAZARLAR

    SARI ÖKÜZÜ VERİNCE “GÖKKUŞAĞI”NA MECBUR OLURSUN!..

    Ne olup bittiğini doğru bir şekilde anlayabilmek için, önce etkili ve yetkili ağızların ne dediklerini bilmek gerekir. Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör atanmasını protesto eden öğretim üyeleri ile öğrencilere destek vermek amacıyla, Y-CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, eylemcilerin arasına girerek poz verdi. Siyasi partilerin il başkanları ne zamandan beri öğrenci eylemlerine katılıp destek açıklaması yapmaya başladılar?.. Fikirleri Kılıçdaroğlu ile bire-bir örtüşen Canan Hanıma, bu görüntüler pek yakıştı… *** Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kaftancıoğlu için “Zaten kendisi DHKP-C militanıdır” dedi. Protestocu öğrencilerden haklarında yakalama kararı çıkartılan 28 kişiden 22’si, sabaha karşı evleri basılarak gözaltına alındılar. Yeni Rektör Melih Bulu, bu öğrencilerle ilgili olarak ”17 öğrenci tutuklandı, sadece ikisi Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi” dedi, diğerlerini terör…

  • KONUK YAZARLAR

    TÜRBANLI HAKİMLER!..

    CHP eski İçel Milletvekili ve eski Kültür Bakanı Fikri Sağlar’ın, bir televizyon programındaki “türbanlı hâkim” çıkışı, AKP Genel Başkanı Erdoğan’a aradığı fırsatı verdi. Yeni yılla birlikte devreye sokulan elektrik ve doğal gaz zamlarını eleştirmek unutuldu. Köprülerden geçiş ücretlerine yapılan zamlar görmezden gelindi. Reis, bu fırsattan yararlanarak CHP’ye ve “CeHaPe zihniyeti”ne verdi veriştirdi. Kılıçdaroğlu, her zamanki gibi yine tuzağa düştü; tartışmayı alevlendirecek sözler söyleyerek, Erdoğan’ın ekmeğine yağ sürdü. Sağlar’ın düzeltme açıklamaları ise bir işe yaramadığı gibi tam aksine Erdoğan’ın işini kolaylaştırdı… *** Sağlar, düzeltme açıklaması yaparken: “Ben ve benim gibi düşünen milyonlarca yurttaşımız… başı örtülü-başı açık ayrımı yapılmadan tüm kadınların dilediği kıyafetle dilediği yerde çalışabildiği” (1) şeklinde dile getirdiği ülke özlemi…

  • KONUK YAZARLAR

    “HİKMET-İ HÜKÜMET”!..

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) HDP eski Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’la ilgili 22 Aralık’ta verdiği “derhal serbest bırakılsın” şeklindeki kararın ardından, avukatlarının tutukluluğa yaptığı itiraz;  Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliği’nce “AİHM kararının, kapsamı bilinmediğinden hukuken denetime elverişli olmadığına” hükmedilerek reddedildi… Türkiye’yi birileri tuzağa mı çekiyor ne! “Hukuk güvenliği”nin bulunmadığı ve yargının bağımsız olmadığı bir Türkiye imajı, son tahlilde FETÖ sanıklarının işine yarar! Benden söylemesi… Cumhurbaşkanının, pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da yanlış yönlendirildiğine kesinkes inanıyorum. Doğru analizi yapan bir ben kalırsam, asıl tutuklu olanların masumlar olduğunu söylemem çok da yanlış olmayacak. Açıklayayım: Selahattin Demirtaş’ın genel başkanlığını yaptığı HDP,  PKK Başkanı Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan kurduğu partidir. Dolayısıyla HDP, PKK’nın…

  • KONUK YAZARLAR

    “ADETTEN KESİLMİŞ KİBAR OROSPULAR”!..

    Bir taraftan AB, diğer taraftan ABD sürekli sıkıştırıyorlar. ABD, Türkiye’nin NATO’dan uzaklaşıp, Rusya ve Çin ile yakınlaşmasından fazlasıyla rahatsız. Türkiye’nin gücü kadar gücünün azalacağından, buna karşılık rakiplerinin gücünün bir o kadar artacağından korkuyor. Aradaki güç farkı Türkiye’nin iki katı kadar açılacak! Bunu hoş göremeyecekleri açık, kabul etmeleri de çok kolay olmayacak tabii. “Müttefiklerimiz” özellikle de S-400’leri aktif hale getirmemizi sindiremiyorlar… *** S-400’ler, daha çok F-35’lere karşı “savunma füzeleri”dirler. “Model ortak” Türkiye’nin, hava savunmasını güçlendirmesi “müttefik” Amerika’yı endişelendirmemesi gerekirdi. Acaba, F-35’lerin satışının düşeceğinden mi korkuyorlar? Yoksa, bize doğrudan saldıracak olanlar onlar mı? Akdeniz’de yapılan tatbikatlar, insanın aklına böyle soruları getiriyor. Bu iki sorunun cevabını sürekli irdeleyelim diyorum!.. *** NATO’ya girdiğimizden bu…

  • KONUK YAZARLAR

    ŞU “ÖNCELİK” MESELESİ!..

    Pek çok kişinin gördüğü fakat kimsenin söylemeye yanaşmadığı bir konuda çok iddialı bir fikir ortaya atacağım. Önce can alıcı sorumuzu soralım: Türkiye siyasetinin pratiğinde “öncelikli mesele”si nedir/ne olmalıdır?.. *** İktidarı destekleyenlere göre: Muhalefet adına konuşanların negatif tutumu, öncelik meselemizdir. Muhalefet yapmak; doğru olan işlere de bir kulp bulup karşı çıkmak değildir. Ülke yararına olan doğru işlere karşı çıkanlar; yanlış işlere karşı çıktıklarında inandırıcılık sorunu ile karşılaşırlar. Böyle bir tutum; ulusal konularda “birlik ve beraberlik” içerisinde hareket etmemizin önünde engel olur. Birlik ve beraberlik içerisinde hareket edemezsek, dış dünyada hem itibar kaybederiz hem de ulusal çıkarlarımızı korumada elimiz zayıf kalır… *** Muhaliflere göre ise öncelikli mesele: Siyasi iktidarın; demokrasiden uzaklaşması, demokratik…

  • KONUK YAZARLAR

    TÜRKİYE VE RUSYA BİRLİKTE OLURSA!..

    Çok konumuz birikti çoook!.. Tümünü eleyip, birine odaklanmamız zor. Hepsi de birbiri ile bağlantılı ve önemlidirler. Belki biraz uzun kaçacak ama yapacak bir şeyimiz yok. Hoşgörünüze sığınarak yazılması gerekeni yazacağım: *** “National Endowment for Democracy (NED) adlı kuruluşun[1] desteklediği Denge ve Denetleme Ağı’nın temsilcisi Selda Tandoğan’ın, Meral Akşener’e başdanışman olduğu” haberi 2017 yılından kalmadır. Bayağı eskidi.. Hem NED’i tanımak, hem de nasıl çalıştığını hatırlatmak için, yine de bir nolu dipnota göz atmakta yarar var. NED’in eskiden beri yaptığı işi, artık ABD Büyükelçiliği doğrudan üzerine aldı: “Büyükelçilik sitesinde, ABD’nin ‘demokrasiyi güçlendirme’, ‘Türk-Amerikan ilişkilerini geliştirme’ gibi başlıklarda sivil toplum kuruluşlarına, medyaya, derneklere, vakıflara ve bireylere 5 bin ila 50 bin Dolar arasında…

  • KONUK YAZARLAR

    “AH PARA ZALIM PARA SİLİNSİN SENİN TURAN”!..

    “Herşey döner dolanır paraya dayanır” dedi, Rafet. Biz birkaç eski arkadaş, fazla materyalist bulduk bu önermeyi. Hoca bizden uyanık; modaya uyup “Corona” üzerinden yaptı savunmasını. Dedi ki: “Olanlar, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, toprağa verdikleri ölülerin sayılarını açıklamaya başlayınca oldu sanmayın. Asıl Hükümeti gerçekleri açıklamaya mecbur eden; Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’dür. Aşı kotalarını belirlerken, vak’a sayılarını esas alacaklarını söylediler ya. Bizimkilerin yelkenleri o zaman suya indirdiler. Turkuaz tabloya, “günlük vaka sayısı” satırı öyle girdi. İşte para bu noktadan giriyor işin içerisine. İzin verin de anlatayım: Anlaşılan odur ki, parası olmayan ülkelerin de aşıya ulaşması için bazı imkânlar zorlanacak. Dünyada büyük çoğunluk aşılanmadıktan sonra, zengin fakir ayırmayan bu salgın bitmez…” !.. ***…

  • KONUK YAZARLAR

    PARMAĞIMI İNDİREMİYORUM ÖĞRETMENİM!..

    Öğretmenim!.. Atatürk ve İnönü’nün genel başkanlığını yaptığı CHP ile Kılıçdaroğlu’nun Yeni CHP (Y-CHP)’sini aynı parti kabul ediyorsanız, bana kızmakta yerden göğe kadar haklısınız… Keşke beni de ikna edebilseydiniz. Dilediğiniz kadar konuşun, sizi sabırla dinlemeye hazırım Öğretmenim. Bir kez olsun beni de dinler misiniz Öğretmenim!.. *** Başlıyorum: Üyesi olmaktan onur duyduğum ve son nefesime kadar gönül bağımı kopartmayacağıma kararlı olduğum CHP’nin ideolojisi 6 Ok ile özetlenmiştir. Doğrudur değil mi? CHP’nin felsefesi, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesi ile aynıdır, öyle mi? “Tam bağımsızlık” ve “emperyalizme karşı olmak” karakteristik özelliğidir. Buna da bir itirazınız yoktur herhalde… Dünyada ilk kez emperyalizmi yenen Büyük Millet Meclisi Orduları, antiemperyalist karakteri ile mazlum halklara da yol gösterici olmuştur. Şeref…