• KONUK YAZARLAR

    “AH PARA ZALIM PARA SİLİNSİN SENİN TURAN”!..

    “Herşey döner dolanır paraya dayanır” dedi, Rafet. Biz birkaç eski arkadaş, fazla materyalist bulduk bu önermeyi. Hoca bizden uyanık; modaya uyup “Corona” üzerinden yaptı savunmasını. Dedi ki: “Olanlar, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, toprağa verdikleri ölülerin sayılarını açıklamaya başlayınca oldu sanmayın. Asıl Hükümeti gerçekleri açıklamaya mecbur eden; Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’dür. Aşı kotalarını belirlerken, vak’a sayılarını esas alacaklarını söylediler ya. Bizimkilerin yelkenleri o zaman suya indirdiler. Turkuaz tabloya, “günlük vaka sayısı” satırı öyle girdi. İşte para bu noktadan giriyor işin içerisine. İzin verin de anlatayım: Anlaşılan odur ki, parası olmayan ülkelerin de aşıya ulaşması için bazı imkânlar zorlanacak. Dünyada büyük çoğunluk aşılanmadıktan sonra, zengin fakir ayırmayan bu salgın bitmez…” !.. ***…

  • KONUK YAZARLAR

    PARMAĞIMI İNDİREMİYORUM ÖĞRETMENİM!..

    Öğretmenim!.. Atatürk ve İnönü’nün genel başkanlığını yaptığı CHP ile Kılıçdaroğlu’nun Yeni CHP (Y-CHP)’sini aynı parti kabul ediyorsanız, bana kızmakta yerden göğe kadar haklısınız… Keşke beni de ikna edebilseydiniz. Dilediğiniz kadar konuşun, sizi sabırla dinlemeye hazırım Öğretmenim. Bir kez olsun beni de dinler misiniz Öğretmenim!.. *** Başlıyorum: Üyesi olmaktan onur duyduğum ve son nefesime kadar gönül bağımı kopartmayacağıma kararlı olduğum CHP’nin ideolojisi 6 Ok ile özetlenmiştir. Doğrudur değil mi? CHP’nin felsefesi, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesi ile aynıdır, öyle mi? “Tam bağımsızlık” ve “emperyalizme karşı olmak” karakteristik özelliğidir. Buna da bir itirazınız yoktur herhalde… Dünyada ilk kez emperyalizmi yenen Büyük Millet Meclisi Orduları, antiemperyalist karakteri ile mazlum halklara da yol gösterici olmuştur. Şeref…

  • KONUK YAZARLAR

    “YAŞAMA HAKKI”MIZ RİSKE GİRİYOR!..

    Reis, sonunda “hukuk reformu” dedi. Milyonlar dikkat kesildi. Devletin “adaletle” yönetilmediğinin ikrarıdır. İktidar ortağı MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli bir tuhaf adam. “Dava arkadaşı” (!) Alaattin Çakıcı’yı göreve çağırdı: Çakıcı,  Kılıçdaroğlu’na arka arkaya iki mektup yayınlayarak, Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Nedendir bilinmez, bu defa Kılıçdaroğlu, uyarılara kulaklarını tıkadı; bir “mafya babası” olan Çakıcı’yı muhatap aldı. Twiter’in yayından kaldırdığı o mektuplar gerçekten rezaletti: Çakıcı, “seni fasulye sırığı ile tanıştırırım” tehdidi ile başladığı kaldırım seviyesindeki mektubunda: Adi, şerefsiz, bölücü, dürzü, köpek, Türk düşmanı, Hacivat dedikten sonra, “seni bakla kazığı ile tanıştırırım” diyerek, çubuğu kazığa çevirdi… “Mafya babası” bu mektubunda, daha önce aynı düzeyde hakaretler ettiği R. T. Erdoğan ile Devlet Bahçeli’den özür dilemeyi…

  • KONUK YAZARLAR

    GERÇEK GÜNDEM “ACI RECETE”DİR!..

    Ne zaman AKP iktidarını kıyasıya eleştirmeye hazırlansam, imdadına Kılıçdaroğlu yetişip konuyu değiştiriyor. Bu kadar yoğun ve ciddi konular varken, ya PKK’nn  “ana dilde eğitim” konusunu açıyor ya da “ABD ve AB’nin yardımını” istiyorlar. Aklınca emperyalist ülkelerin yardımı ile iktidara gelecek! Olmaz da; olsa bile, bu şekilde iktidara CHP değil, emperyalistler gelmiş olur. “Tam bağımsızlık” şiarı ile kurulan CHP’nin, bugün geldiği nokta ne yazık ki burasıdır. Bu “sapma” yüzünden milyonlar, AKP’ye katlanmaya mecbur bırakılıyorlar. Etkisiz ve işbirlikçi muhalefet yüzünden, Türkiye gerçek gündemini bir türlü tartışamıyor… Bu defa, ben bildiğim gibi yapıyor, gerçek gündeme gidiyorum: *** İzmir Depremi sırasında yapılan “canlı hayat kurtarma yayınları”, asıl tartışılması gereken konuları gündemin arka sıralarına itti.…

  • KONUK YAZARLAR

    “DÖRT GÖZLE” BEKLEYENİN VAR!..

    Joe Biden, nihayet 290 delegeye ulaştı. Çok şükür! Biden’in kim olduğunu bilemediniz mi? Aşk olsun… Nasıl olur yahu! Hadi Reis’ten adını duymadınız diyelim. Kılıçdaroğlu’nu da mı dinlemediniz… Resmi twiter hesabından Biden’i ilk kutlayanlar arasına girdi: “Türk-Amerikan ilişkilerini ve stratejik ittifakımızı güçlendirmeyi dört gözle bekliyorum” dedi. (I look forward to strengthening Turkish-American relations and our strategic alliance.) Onu da mı kaçırdınız? Yazık, çok yazık… *** “Dört gözle” neyi bekliyorsun Bay Kemal? “Stratejik ittifakı güçlendirmeyi” öyle mi? Yerini yine açık ettin. Türkiye rotayı ŞİÖ’ne çevirmişken, sen neden karşı tarafı geçtin. Demek ki: ABD’nin projelerine “evet” diyorsun. Büyük Ortadoğu Projesine itirazın yok öyle mi? Yoksa yeni “eş başkan” sen misin? PKK’nın müttefikisin belli,…

  • KONUK YAZARLAR

    “ALLAH’IN İZNİ” İLE KAFANI KESİYORUM!..

    (Tekbir getir!) Araya İzmir depremi girmeseydi, Fransa Cumhurbaşkanı Emenuel Macron’un, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la atışması üzerine bir şeyler yazacaktım. Hoşunuza giderdi, gitmezdi bilemem.. Olmadı işte. Tam da o arada eski Başbakan Mesut Yılmaz’ın ölüm haberi geldi; eşi, oğlunun acısına dayanamadığını söyledi. Eski bir başbakanın oğlu tutulduğu amansız hastalıktan kurtulamayacağına inandi ve intihar etti! Yılmaz’ın hayata veda etmesini, Özal dönemini tartışmaya açmak için bir sebep olarak kullanacaktım. Olmadı. Yeni bir haber: Bu defa da Anayasa Hukuku profesörlerinden ve AKP’nin ağır topu Prof. Burhan Kuzu’yu kaybettik. Hukukçu Kuzu ile siyasetçi Kuzu arasındaki korkunç farkı anlatmak iyi olurdu diye düşündüm. O da olmadı… Kararsız kaldım yine; en iyisi bu hafta yazmamaktır.…

  • KONUK YAZARLAR

    ACIYI BAL EYLEDİK!..

    Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nda müminin görev tanımını: ”varlıkta şımarmamak, yoklukta sabretmektir” şeklinde verdikten sonra, “gerçek mümin acıyı bal eyleyendir” dedi… Şahsım acıyı bal edemediğime göre, bu tarifin içerisine girmiyorum demek ki!.. 83 milyonun ne kadarı acıyı bal eyleyip yiyebilecek, göreceğiz! İktidarın “kayıtsız, koşulsuz destekçisi” Devlet Bahçeli, ekmeği katıksız olarak askıya çıkarmakla, yaşadığımız çıplak gerçeğin altını çizdi… Anlaşılan odur ki, bu kışı “bal ve ekmek” yiyerek geçireceğiz… *** Bahçeli’nin hamlesi üzerine durumun ciddiyetini kavrayan Reis, tohumluk buğday hariç diğer buğday çeşitleri ile arpa çeşitlerinin ithalatından yılsonuna kadar gümrük vergisi alınmayacağına ilişkin bir kararname yayınladı. Yakın geçmişte “eşek yemi” olarak değerlendirilen arpa, bundan böyle sofralarımızdaki yerini alacak gibi!.. Tarım ürünlerinde kendi…

  • KONUK YAZARLAR

    “DERİN ENDİŞELİYİZ” VE “ÜZÜLÜYORUZ”!..

    Ermenistan, yine sivil yerleşim birimlerini hedef aldı. Bu şekilde uluslararası toplumun dikkatini çekerek, müdahil olmalarını sağlayacağını sanıyor. Ermenistan Ordusu,  Gence ve Mingeçevir kentlerine, SEUD tipi balistik füze yağdırdı. Aralarında iki de çocuğun bulunduğu 13 sivili yaşamdan koparttılar. Bir hafta önce de Mingeçevir’e yine füze saldırısı yapmışlar ve 10 sivilin yaşamını yitirmesine sebebiyet vermişlerdi… Savaş suçu işleyen Ermeniler, hiç olmadığı kadar gaddar davranıyorlar!.. *** Ermenistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü: “Ermenistan Cumhuriyeti topraklarında ya da Ermenistan Silahlı Güçleri tarafından Azerbaycan’a yönelik ateş açılmamıştır” dedi. Yalan konuşmayı “siyaset” sanıyorlar… *** Birleşmiş Milletler adına yapılan açıklamada; çatışmaların sivil nüfusa etkilerinden “derin endişe duyulduğu” ifade ederek, saldırganlar kınandı!.. “Endişe” sözcüğü diplomaside, sözlük anlamının dışında kullanılıyor. Uluslararası…

  • KONUK YAZARLAR

    “ATEŞİN ÇOCUKLARI”!..

    Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, yakın geçmişte en az 5 kez seçimlerin zamanında yapılacağını açıklamıştır. AKP sözcüsünün de benzer açıklamaları var. Buna rağmen, 10 Ekim 2020 günü Kılıçdaroğlu’ndan Bahçeli’ye gelen çağrı ilginçtir: “Çık kardeşim yarın sabah de ki, ‘Yeter artık’. Seçime git, Türkiye’yi seçime götür“[1] Halbuki CHP’nin “erken seçim” konusunda tutumu belliydi: Kılıçdaroğlu, 26 Haziran 2019 günüTBMM’deki makamında bir grup gazeteciye yenilenen İstanbul seçimini ve bundan sonra izleyecekleri politikayı şöyle açıklamıştı:  “Bir seçim talebimiz yok, ülkenin gerçekten ciddi sorunları var” demişti.[2] Bay Kemal, ülkenin “ciddi sorunları” tükendiği için mi erken seçim istiyor, yoksa önceki fikrini mi değiştirdi? Ya da artık “ciddi sorunlar vardır ve bunların çözümü için erken seçim”…

  • KONUK YAZARLAR

    “(S)OROS/BU” UŞAKLARI!..

    Libya’da BM’in tanıdığı Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Deniz Yetki Anlaşması imzaladık, karşımızda yer aldılar. Suriye’nin kuzeyinde, toprak bütünlüğümüzü tehdit eden “PKK devletçiği” kurmak için ellerinden geleni yaptılar. Doğu Akdeniz’de doğal gaz aramaya başladık,  Türkiye’yi hedef alan bütün tatbikatlarda öncü rol oynadılar. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni 44 yıldır zaten tanımadılar. Lozan Anlaşmasının açık hükümlerine rağmen, burnumuzun dibindeki adaların Yunanistan tarafından silahlandırılmasına gözlerini kapadılar. Trakya’ya (Dedeağaç) üs kurup asker konuşlandırdılar. Amerikalılar tabii ki Amerikalılar… Bütün bunları yapan: Türk halkına yıllardır “dost ve müttefik” olarak yutturulmak istenen, “stratejik ortak”  isimli baş düşmanımız Amerika’dır… *** Amerika, Türkiye toprakları üzerinde “Bağımsız Kürdistan” kurmak amacıyla kurulan PKK/PYD/YPG’ye silah ve askeri malzeme yardımı yapmayı kesintisiz sürdürüyor. Yakın…